Şubat Ayı Veli Bülteni 2026
- Mavi Çam Anaokulu

- 2 gün önce
- 3 dakikada okunur
Şubat ayından hepimize sıcacık bir merhaba! Malumunuz üzere şubat yılın en kısa ayı. Daha önce böyle bir özelliği olması sebebiyle "zaman" temasıyla özdeşleştirmiştik. Fakat fark ettik ki bu yıl henüz uzay temasını ele almamışız. Mavi Çam'da çoğunlukla temalar her ay değişiyor. Uzay teması ise yer yıl yer verdiğimiz temalardan. Çünkü hem biz hem de çocuklar uzayın derinliklerinde dolaşmaya doyamıyoruz. Geçtiğimiz yıllarda genellikle genelden özele yöntemiyle galaksiyi, güneş sistemini, gezegenleri ve en sonunda evimiz Dünya'yı dolaşıyorduk. Bu yıl bir farklılık yaparak sorular üzerinden temamızı şekillendirmek istedik. Şimdi sizlere daha detaylı anlatayım.
İlk hafta (2-6 Şubat) için belirlediğimiz soru: Dünya uzaydaki evimiz mi? Yaş gruplarına göre değişen derinlikte bir sorgulama çalışması yürüteceğiz. Dünya'nın katmanlarından atmosfere doğru ilerleyeceğiz. Haftanın son günü çocuklarımızla “Dünya bize ait değil, biz Dünya'ya aitiz.” kazanımını gözettiğimiz bir sanat etkinliğimiz olacak. Çarşamba esnek düşünme ve sabit fikirlilik üzerine bir rehberlik etkinliği gerçekleştireceğiz. Hem de Venedik maskeleriyle! Detayları o gün sizinle paylaşacağız.
İkinci hafta (9-13 Şubat) başlarken ele alacağımız soru: Güneş nedir? Bir gezegen mi yoksa başka bir şey mi? Güneşin bir yıldız olduğunu ilkokulun sonlarına doğru bir derste öğrenmiştim. Bu bilgi bana o kadar etkileyici gelmişti ki, okul çıkışı eve doğru yürürken anne babama bunu anlatınca nasıl şaşıracaklarını hayal edip adımlarımı hızlandırdığımı hatırlıyorum. Tahmin edersiniz ki biliyorlarmış. Ben de büyük bir hayal kırıklığıyla “Neden bana daha önce söylemediniz?” diye sormuştum. Babam da çok sakin bir şekilde, daha önce hiç sormadığımı söylemişti. Benzer bir duyguyu kelebeklerin tırtıldan dönüştüğünü öğrendiğimde de yaşamıştım. Hâlâ düşündükçe çok çarpıcı geliyor. Aslında sadece kişisel yaşantımızda değil, profesyonel hayatımızda da yaptığımız işe kendimizden çok şey katıyoruz. Bu yüzden çocuklarımızın sormasını, merak etmesini, düşünmesini çok önemsiyorum. Sorgulama çalışmalarında da istediğimiz şey onlara cevaplar sunmak, bilgiler yüklemek değil. Merak etmelerini, sorgu çukurunda kalmalarını sağlamak. Ama siz yine de bu kadar temel ve doğaya dair büyüleyici durumları paylaşmakta cömert olun. Birlikte şaşırmak, birlikte keşfetmek çok değerli. İkinci haftaya dönecek olursak diğer bir sorumuz da “Ay neden şekil değiştiriyor?” Birlikte kraterler oluşturacağız, bir uzay aracı inşa edip Ay'a güvenli inişi test edeceğiz. Darbe emme kavramını keşfedeceğiz. Bu hafta için de bir rehberlik etkinliğimiz mevcut. Bu sefer yoğunlaşmak istediğimiz konu “ben yapamam” ifadelerini dönüştürmek. Daha küçük gruplarımız için bu soruları “Güneş bize ne verir?” ve “Ay neden büyüyüp küçülüyor?” olarak düzenledik.
Üçüncü haftanın (16-20 Şubat) ilk sorusu: Astronot olmak ne demek? Bu sorudan yola çıkarak çocuklarla astronotların nasıl eğitimlerden geçtiğine, uzay yolculuğuna nasıl hazırlandıklarına, ne yediklerine ve ne giydiklerine birlikte göz atacağız. Astronot olmanın sadece “uzaya çıkmak”tan ibaret olmadığını; emek, sabır ve uzun bir hazırlık süreci gerektirdiğini konuşacağız. Geçen gün çocuklarımızdan birinin sorduğu çok gerçek ve çok yerinde bir soru vardı: “Astronotlar tuvaletlerini nasıl yapıyor?” Bu soruyu duyunca gülümsemeden edemedik ama tam da bu noktada çocukların ne kadar dikkatli gözlem yaptıklarını bir kez daha gördük. Günlük hayatta çok sıradan olan şeylerin uzayda nasıl farklılaştığını birlikte keşfedeceğiz. Evet, bunu da öğreneceğiz bakalım. Bu sorularla birlikte uzayın insan hayatını nasıl etkilediğini, yerçekiminin olmadığı bir ortamda yaşamın ne kadar farklı olduğunu konuşacağız. Yemek yemenin, uyumanın, hatta saçların bile uzayda bambaşka davrandığını fark etmek çocuklar için oldukça heyecan verici oluyor. İkinci sorumuz ise: Uzay neden sessiz? Sesin nasıl oluştuğunu, neden bazı ortamlarda duyulmadığını, uzayın neden sessiz kabul edildiğini çocukların anlayabileceği bir dille ele alacağız. “Her yer karanlık ve sessiz mi?”, “Astronotlar birbirleriyle nasıl konuşuyor?” gibi soruların peşine düşeceğiz. Bu hafta boyunca amacımız doğru cevaplardan çok, iyi soruların peşinden gitmek. Çocukların akıllarına gelen her düşünceye alan açmak, bazen bir sorunun cevabını hemen bulamasak bile birlikte düşünmenin keyfini yaşamak.
Son haftanın (23-27 Şubat) soruları ise hayal gücünü biraz daha zorlayan, düşündüren sorular: “Uzayda başka canlılar var mı?” ve “Uzayda zaman aynı mı?” “Uzayda yalnız mıyız?” sorusu, aslında yetişkinlerin bile net bir cevabı olmayan çok büyük bir soru. Çocuklarla bu konuyu ele alırken kesin cevaplar vermekten özellikle kaçınacağız. Bilim insanlarının neleri araştırdığını, neden hâlâ bu sorunun peşinde olduklarını ve bazen “bilmiyoruz” demenin de bilimsel bir duruş olduğunu konuşacağız. Hayal etmekle bilimin nerede buluştuğunu birlikte düşüneceğiz. İkinci sorumuz olan “Uzayda zaman aynı mı?” ise çocukların çoğu zaman fark etmeden sorduğu ama cevabı oldukça derin bir konu. Dünya’da bir günün nasıl oluştuğunu, gece ve gündüzü, zamanın bizim için ne anlama geldiğini hatırlayıp uzayda bunların neden değiştiğini basit örneklerle ele alacağız. “Astronotlar için bir gün nasıl geçiyor?”, “Uzayda saatler çalışıyor mu?” gibi sorularla zaman kavramını biraz esneteceğiz. Bu hafta, bildiklerimizden çok bilmediklerimize odaklanacağız.
Biz Mavi Çam olarak şubat ayını sonsuz uzayda uçuşarak geçireceğiz. Sizin için de güzel bir şubat dileriz. Çok sevgiler...




